Get Adobe Flash player

Avukat Ankara

T.C.
YARGITAY
CEZA GENEL KURULU
E. 2011/8-142
K. 2011/165
T. 12.7.2011
• ADLİ PARA CEZALARINA İLİŞKİN ERTELEME VE HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ( “Sanığın Başka Suçtan Tutuklu Olması” İfadesi Yasal Olmamakla Birlikte Yerel Mahkemece Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Yer Olmadığına Karar Verilirken Kullanılan Diğer Gerekçeler İse Tamamen Yasal ve Yeterli Olduğu )
• HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ( Hapis Cezasına Mahkûm Edilen Kişinin Cezasının Ertelenebileceğine İlişkin 5237 S. Yasanın 51. Md.sinin Açık Hükmü İle Sanığın Kişilik Özellikleri ve Duruşmadaki Tutum ve Davranışlarını Gözlemleyen Yerel Mahkemenin Kararında Gösterdiği Gerekçe Yasal ve Yeterli Olduğu )
• ERTELEME VE HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ( “Sanığın Başka Suçtan Tutuklu Olması” İfadesi Yasal Olmamakla Birlikte Yerel Mahkemece Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Yer Olmadığına Karar Verilirken Kullanılan Diğer Gerekçeler İse Tamamen Yasal ve Yeterli Olduğu )
5237/m.51,62
5271/m.223
ÖZET : Somut olayda yerel mahkemece, doğrudan verilen ve hapis cezasından çevrilen adli para cezalarına ilişkin erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının uygulanmamasına yönelik; “sanığın başka suçtan tutuklu bulunması ve kaçamaklı savunması nazara alınarak bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığı” şeklinde gerekçe gösterilmiştir.

Yerel mahkeme gerekçesinde bulunan “sanığın başka suçtan tutuklu olması” ifadesi, yasal olmamakla birlikte, yerel mahkemece erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken kullanılan diğer gerekçeler ise, tamamen yasal ve yeterlidir. Bu durum karşısında yerel mahkemece sanığın başka suçtan tutuklu olduğuna ilişkin kullanılan bu ifade sonuca etkili görülmemiştir.

Yalnızca hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezasının ertelenebileceğine ilişkin 5237 sayılı Yasanın 51. maddesinin açık hükmü ile sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışlarını gözlemleyen yerel mahkemenin kararında gösterdiği gerekçe yasal ve yeterlidir.

DAVA : Ruhsatsız silah taşıma suçundan sanık M. E. A.’ın, 6136 sayılı Yasanın 13/1 ve 5237 sayılı TCY’nın 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 375 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Yasanın 50/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca hapis cezasının, bir günü 20 Liradan olmak üzere 6.000 Lira adli para cezasına çevrilmesine, taksitlendirmeye ve zoralıma ilişkin, Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 18.06.2008 gün ve 334-620 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 13.12.2010 gün ve 17747-13995 sayı ile;

“… Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,

Ancak;

Sanık hakkında kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle, geçmişteki hali itibariyle sabıkalı olmasına dayanılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

5237 sayılı TCK’nin 51. maddesinin 1. fıkrasının a bendinde, sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve b bendinde, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla, adli sicil kaydına göre ertelemeye engel sabıkası olmayan sanığın, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık irdelenmeden, adli sicil kaydında birden çok sabıkası bulunmasına dayanılarak yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi…”,

İsabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.

Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesince 08.02.2011 gün ve 15-65 sayı ile;

“… Yargıtay 8. Ceza Dairesi bozma ilamında; ‘sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak; sanık hakkında kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile geçmişteki hali itibariyle sabıkalı olmasına dayanılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ve 5237 sayılı TCK’nun 51. maddesinin 1. fıkrasının a bendinde sanığın daha önce 3 aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve b bendinde suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısı ile tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla, adli sicil kaydına göre ertelemeye engel sabıkası olmayan sanığın, yargılama sürecindeki gösterdiği pişmanlık irdelenmeden, adli sicil kaydında birden çok sabıkası bulunmasına dayanılarak yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi’ gerekçesi ile bozulmuş ise de, mahkememizin bozmaya konu kararında CMK’nun 231 ve TCK’nun 51. maddelerinin uygulanmamasına gerekçe olarak; ‘sanığın başka suçtan tutuklu olması, kaçamaklı savunması nazara alınarak bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığı’ hususu belirtilmiş olup, Yargıtay Bozma İlamında belirtildiği gibi, sanığın sabıkalı olması hususunun gerekçe olarak gösterilmediği, bu itibarla Yargıtay ilamındaki bozma gerekçesi ile mahkememizin bozmaya konu kararındaki CMK’nun 231 ve TCK’nun 51. maddelerinin uygulanmamasına yönelik gerekçeler arasında hukuki bağlantı olmadığı, karardaki gerekçeler sanığın kişilik özellikleri, yargılama aşamasındaki pişmanlık göstermemeye yönelik kaçamaklı beyanlarına dayandırılmış olup yasal ve yeterli olduğu…” şeklindeki gerekçe ile ilk hükümde direnilmiştir.

Bu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının “bozma” istemli, 17.05.2011 gün ve 138490 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır:

KARAR : Sanık M. E. A.’ın, ruhsatsız silah taşıma suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; yerel mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, yasal ve yeterli gerekçe gösterilip gösterilmediğinin belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğinden;

Yerel mahkemece sanığın, ruhsatsız silah taşıma suçundan 6136 sayılı Yasanın 13/1 ve 5237 sayılı TCY’nın 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 375 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının da 5237 sayılı Yasanın 50 ve 52. maddeleri uyarınca adli para cezasına çevrilmesine ve “başka bir suçtan tutuklu olması ve kaçamaklı savunması göz önüne alınarak bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından cezasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” karar verildiği,

Özel Dairece, yerel mahkemenin, “sanığın cezasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” karar verirken gösterdiği gerekçenin yasal ve yeterli bulunmadığı ve bu nedenle hükmün bozulduğu, yerel mahkemece önceki hükümde direnildiği, dosyada bulunan adli sicil kaydına göre de sanığın sabıkasının bulunmadığı,

Anlaşılmaktadır.

Ayrıntılarına Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün ve 346-25 sayılı kararı başta olmak üzere bir çok kararında açıkça yer verildiği gibi; sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak, kamu davasının 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile Devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır.

Suça ilişkin olarak; yapılan yargılama sonucu hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası olması ve suçun, Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan İnkılâp Yasalarında yer alan suçlardan olmaması koşulları ile sanığa ilişkin olarak da; daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önüne alınarak, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması ve sanığın da kabul etmesi koşullarının varlığı halinde mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecektir.

Erteleme ise 5237 sayılı TCY’nın 51. maddesinde düzenlenmiş olup, bu düzenleme uyarınca;

“İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir, bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır, ancak erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;

a ) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,

b ) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir.”

Anılan Yasa maddesi uyarınca, yalnızca hapis cezalarının ertelenmesi olanaklı olup, hapis cezasından çevrilen veya doğrudan verilen adli para cezaların ertelenmesi olanağı ise bulunmamaktadır.

Bu bilgiler ışığında değerlendirme yapıldığında;

Somut olayda yerel mahkemece, doğrudan verilen ve hapis cezasından çevrilen adli para cezalarına ilişkin erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının uygulanmamasına yönelik; “sanığın başka suçtan tutuklu bulunması ve kaçamaklı savunması nazara alınarak bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığı” şeklinde gerekçe gösterilmiştir.

Yerel mahkeme gerekçesinde bulunan “sanığın başka suçtan tutuklu olması” ifadesi, yasal olmamakla birlikte, yerel mahkemece erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken kullanılan diğer gerekçeler ise, tamamen yasal ve yeterlidir. Bu durum karşısında yerel mahkemece sanığın başka suçtan tutuklu olduğuna ilişkin kullanılan bu ifade sonuca etkili görülmemiştir. Ayrıca, Özel Daire bozma ilamında belirtildiği gibi yerel mahkemece, sanığın birden fazla sabıkası bulunduğuna ilişkin bir gerekçeye de yer verilmemiştir.

Yalnızca hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezasının ertelenebileceğine ilişkin 5237 sayılı Yasanın 51. maddesinin açık hükmü ile sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışlarını gözlemleyen yerel mahkemenin kararında gösterdiği gerekçe yasal ve yeterli olduğundan, isabetli bulunan direnme hükmünün onanmasına karar verilmelidir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1- İsabetli bulunan Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2011 gün ve 15-65 sayılı direnme hükmünün ONANMASINA,

2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.07.2011 günü yapılan müzakerede tebliğnamedeki isteme aykırı olarak oybirliği ile karar verildi.

 

Tags: , , , , , ,